18/8/2007 -Kategori: Yemek
Bilgi Üniversitesi ve Pizzative
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde okuyan 11 öğrenci, okullardaki fiziki ve sosyal koşulları değiştirmek için kolları sıvadı ve farklı bir sosyal sorumluluk projesi yarattı. Bir şirket kuran öğrenciler 15 bin YTL'lik pizza satarak iki okulun fen bilgisi laboratuvarını yaptırdı.
Bilgi Üniversitesi'nden Serhat Soyuerel, Hande Çilingir, Aykut Hakkut, Arda Köterin, Ayşegül Basmacı, Alp Baresit, İdil Önce, Can Erol, Bahar Taşkın, Alphan Dinç ve Mert Barut, projeyi eğitim sisteminin sorunlarını tabandan ve sistemin iç dinamikleriyle çözecek ekonomik bir model oluşturma hedefiyle başlattı. Kendi kazandıklarıyla okulların fiziksel ve sosyal şartlarını düzenlemeyi amaçlayan öğrenciler, BilgiAid isimli bir şirket kurdu. Öğrenciler ilk etapta Silahtarağa Bölgesi'ndeki ilköğretim okullarında iki ayaklı bir iyileştirme çalışması hedefledi. Proje kapsamında başlangıç olarak Eyüp Kılıçaslan, Silahtarağa ve Emniyettepe İlköğretim Okulları alındı.
SIRA DONDURMA ŞİRKETİNDE
Öğrenciler, 4 firmanın sağladığı destekle kazandıkları parayı eğitim için harcıyor. Pizza Max'ten maliyeti fiyatına pizza alıp yarattıkları Pizzative markasıyla 15 bin YTL'lik pizza satan öğrenciler Emniyettepe ve Kılıçaslan İlköğretim Okulları'nın fen bilgisi laboratuvarlarını yaptırdı. Bilgili öğrenciler ilerleyen günlerde de dondurma şirketi kurarak okullara yardım seferberliğini sürdürecek.
Amaçlarının BilgiAid modelinin diğer okullar ve bölgelerde de hayata geçirilmesini sağlamak olduğunu söyleyen öğrenciler, eğitime büyük destek vermeyi hedefliyor. Projeye 11 kişilik ekiple Kasım ayında başladıklarını söyleyen İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi Arda Köterin, proje öncesinde ciddi şekilde ürün araştırması yaptıklarını belirterek "Bilgi Üniversitesi'nin kantininde neler satıldığını ve ne oranda satıldığını araştırdık. Bunun üzerine 19 Şubat'ta pizza satışlarına başladık. Üç ay içerisinde de satılan pizzadan 15 bin YTL'lik kazanç elde ettik. Bunun 8 biniyle Kılıçaslan İlköğretim Okulu'na fen bilgisi labrotuvarı yaptık" diyor.
İdil Önce ise 11 kişilik ekipten mezun olan öğrenciler olsa da bu çalışmanın devam edeceğini ifade ederek şöyle devam ediyor: "Amacımız, başka okullara da ihtiyaçları doğrultusunda yardım etmek. Zira bölgedeki okulları gezerek, çevre halkıyla konuşarak en fazla ihtiyacı olan okulları belirledik."
Burcum Devrez: İnsan kaynakları
Bu kişileri daha yakından tanımak istiyorsanız.
Tıklayın http://www.bilgiaid.com/hakkimizda.html
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim gören, aldığı eğitimin değerini bilen ve bu değeri paylaşmak isteyen bir grup öğrenciyiz. Belki de, Türkiye’de daha önce hiçbir üniversite öğrencisinin yapmadığı bir şeyi; kendi markalarını yaratma hayalini gerçekleştirmiş ve bunu yaparken de ilköğretim öğrencilerini dileklerine bir adım daha yaklaştırmış üniversitelileriz.
- Projemizin amacı nedir, niye böyle bir proje yapıyoruz? Nasıl?
Projemiz özetle, üniversitemiz kampüslerinde kurulacak stantlarda satılacak ürün gelirlerinin eğitim yardımı olarak Silahtarağa’daki ilköğretim okullarının öğrencilerine aktarılmasıdır. Şu ana kadar yapılmış sosyal sorumluluk projelerinden daha farklı olmak kaydıyla projemizin asıl amacı, tüm üniversite öğrencilerini bu sosyal sorumluluk projesine dahil etmek ve hepimizin ‘farkında olarak ya da olmayarak’ bu bilinci kazanmasını sağlamaktır. Çünkü biz biliyoruz ki; yardım bekleyen okullar,daha iyi eğitim imkanlarına sahip olmak isteyen öğrenciler var. İşte bunun için, üniversitemiz kapsamında satılacak bir ürünün tüm gelirinin Silahtarağa’daki ilköğretim okulu öğrencilerine gitmesini amaçlıyoruz. Bunu yaparken de;
- Yanı başında var olan üniversiteye girme hayali olup da, imkânları olmayan bugünlerin ilköğretim öğrencilerine, geleceğin belki de Bilgi üniversitelilerine, tıpkı bizlere daha önce iyi bir eğitimin yolunu açanlar gibi bu yolu açmada yardımcı olmaya,
- Diğer taraftan da Silahtarağa’daki kampüsümüzün çevre halkı ile daha fazla bütünleşmesini sağlamaya,
- Kendi markalarını yaratma başarısını göstererek Bilgi Üniversitesi ve öğrencilerinin diğer üniversitelerden farkını ortaya koymaya,
- Bilgi Üniversitesi’nde okuyan ve bu stanttan alışveriş yapan her öğrenciyi bu sürece dâhil etmeye çalışıyoruz.
- Peki, proje hangi ilköğretim okulları için yürütülüyor?
Daha önce üniversitemizin Kuştepe ile entegre olabilmek için yapmış olduklarını, Silahtarağa için de yapılmasını gerektiğini düşünüyoruz. Bu proje ile sağlanacak gelirin tamamı, Silahtarağa’daki Silahtarağa ve Kılıçaslan İlköğretim Okulları’na veriliyor. Daha önce Dolapdere ve Kuştepe için yapılanların Silahtarağa için, böylesine bir öğrenci projesiyle yapılması, hem üniversitemiz hem de Silahtarağa halkı için bulunmaz bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.
Ancak, şunu da belirtmeliyiz ki; bu bir eğitime yardım projesi olduğu için sadece Silahtarağa odaklı değiliz. Eğitim yardımına ihtiyacı olan herhangi bir ilköğretim okulunun öğrencileri proje kapsamına alacağız. Bunun için araştırmalarımıza devam ederken, önerilere de açığız.
- Bilgi Üniversitesinin hangi kampüslerinde gercekleşiyor?
Hazırlık ve 1. sınıfların Dolapdere’de kampüsünde olması itibariyle, arkadaşlarımızı bu işe ortak etmek, bu bilinci şimdiden kazandırmak amacıyla projemizi ilk önce Dolapdere kampüsünde başlatmayı düşündük. Operasyonda daha da tecrübe kazandıktan sonra stantlarımızı 3 kampüse de yayarak projemizin büyümesini ve güçlenmesini amaçlıyoruz. Bunun için de önümüzdeki günlerde Kuştepe kampüsünde ikinci stantımızı açacağız.
- Projenin süresi ne kadar olacak?
Yaz dönemi boyunca, yani yaklaşık 4 aydan beri üzerinde çalıştığımız bu proje, inanıyoruz ki amacına hizmet edecek ve projemizi bizden sonra gelen arkadaşlarımıza devrederek, Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin bu sürece katılmalarını, kendi markalarını yaratmış ve başarıyla yönetmiş olmanın hazzını duymalarını sağlamak geleneksel hale gelecek. Üniversitemizde gösterdiğimiz basarı ve tabiî ki üniversitemizin desteğiyle bu sosyal sorumluluk projesini, kendi markamızı yine tüm gelirleri eğitim yardımı olarak bağışlanacak şekilde Türkiye’deki üniversitelere yaymak ise bu projenin bir sonraki aşaması.
Hayalimiz ise Türkiye’deki tüm üniversitelere yayacağımız bu proje için UNICEF’in akreditasyonu, World Bank’in desteğinden yararlanarak ülkemiz ilköğretim seviyesine ciddi katkılarda bulunmak. Bu doğrultuda, World Bank ile yazışmalarımız devam ediyor. Bunun yanında, Bilgi Üniversitesi’nin ve öğrencilerinin bu başarısını uluslar arası platforma çekip, tüm dünyaya bu konuda örnek teşkil etmek; bu projelerin yurdışında yapılmasını sağlamak ve kendi markamızı; uluslar arası bir marka haline getirmek.
- Kendi markamızı nasıl yaratıyoruz, bu bize ve üniversitemize ne katıyor?
Marka görsel bir kimliğin göstergesidir ve biz de daha önce belki de hiç yapılmamışı yaparak, markasını yaratan Bilgi Üniversitesi öğrencileri kimliği ile yola çıktık. Bir ilke imza atmayı ve bunu yaparken de Bilgi Üniversitesi farkını ortaya koymayı amaçlıyoruz. Çünkü biz, okul için değil, yasam için öğrendiğimizi markalaşarak göstermek istiyoruz. Daha önce belirttiğimiz gibi, Silahtarağa halkı ile okulumuzun bütünleşmesini sağlıyoruz. Okulumuzun ismini tüm medya organlarına, kendi markalarını Silahtarağa’daki çocuklar için yaratan Bilgi Üniversitesi öğrencileri olarak duyurup duyarlılığımızı göstermek ve diğer üniversitelileri de harekete geçirmek istiyoruz. Bunu yaparken de üniversitemizde okuyan herkesi, bu sürece dâhil etmiş, bu işi okulumuzda geleneksel hale getirmiş ve bizden sonra gelecek arkadaşlarımıza cesaret vermiş oluyoruz.
- Markamız ve sloganımız nedir? Neden?
Markamızın adı ‘Bilgi AID®’ sloganımız ise, çocuklara yapılacak eğitim yardımının ‘yaşam için’ olduğu göz önünde bulundurularak ‘Yaşam İçin...’. İlk markamız olan ‘Pizzative’ ise projemizin ‘pozitif’ kısmını yansıtıyor.
- Peki, bu elde edilen gelirler nasıl kullanılacak?
Çeşitli ilköğretim okulları ile, TOG, TESEV ve basta Silahtarağa ve Kılıçaslan İlköğretim Okulları yönetimi ile yaptığımız görüşmeler sonucunda, ilköğretim okullarının en fazla;
- Araç- gereç yardımına ihtiyacı olduğunu,
- Öğretmenlerin motivasyon sorunu ile karşı karşıya geldiklerini öğrendik.
Bu nedenle, gelirler, okulların ihtiyaçlarını karşılamada ve öğretmenlerin de motivasyonunu arttırmak adına yapılacak faaliyetlerde kullanılıyor.
Sonuç olarak;
- Ayakları yere basan bir projeyle ilköğretim öğrencilerine eğitim yardımı yapılarak geleceklerine bir ışık daha yakılmış oluyor,
- Bu eğitim yardımının Silahtarağa ve Kılıçaslan İlköğretim Okulları’na yapılmış olması itibariyle üniversitemiz Silahtarağa halkı ile daha da bütünleşiyor,
- Bilgi Üniversitesi ve öğrencileri böylesi bir projeyle Bilgi’deki eğitimin teoride kalmadığını,
- Okul için değil, yaşam için öğrendiklerini gösteriyor..
18/8/2007 -Kategori: Yemek
|
Reçel anneler Sitesini buldum araştırmalarımda. Okuyamayan çocuklara, iyi durumda olmayan ailelere yardım eden bir kuruluş. İnternetten ve fuarlarda reçel ve diğer el işi ürünlerini satarak kazandıkları paralarla yardım yapıyorlar. Asıl amaçları yardım.
İnternet adresleri aşağıda izleyip destekleyin derim..
http://www.recelanneler.net/bizkimiz.htm
Sevgiler..
BİZ KİMİZ |
 |
|
Biz yaşadığımız ömrün 1982 yılından beri zaman dilimini bölüşen, saygılı sevgi içinde dostluklarını birleştiren yaklaşık yirmi aileden oluşan büyük bir aileyiz. Üzüntülerimizi, sevinçlerimizi, varlık ve yokluklarımızı birlikte göğüsleyerek hayatın getirdikleri ve götürdükleri karşısında dik durma çabası içindeyiz. Yaptığımız reçelin amacımıza araç olmasından dolayı ''REÇEL ANNELER' 'ismi 18.01.2006 tarihinde saat 19:00'da ATV ana haberlerde yer alan 4 dakikalık bir haber ile Sn. Ali Kırca tarafından kullanıldı. İsmin taşıdığı sıcaklık ve amacımıza uygunluğu sonucunda hem bizler hem de izleyiciler bu ismi beğendi ve bizler de yolumuza bu isimle devam etmeye başladık. Bizleri daha iyi tanımak için tıklayınız...
 |
Neden ve nasıl reçel?
Dostluklarımızı yaşamda sergilerken, ayaklarımız yere bastığı süre içinde yaşama emek vermenin önemine inandık. Yaşama ve yaşayana saygı ve sevgimiz bizleri "Yaşamak için yaşatmak gerek" inancına götürdü. Görsel basında izlediğimiz, yazılı basında farkına vardığımız hizmete ihtiyacı olan çocukların yanında olmak istedik. Kişisel bütçemiz ve koşullarımız istediğimiz hizmeti vermemizi olanaksız kılıyordu. Bir çocuğa kırtasiye ve önlük alarak okula yollamanın sadece o an için bir ihtiyacı karşılamak olduğunu biliyorduk. Yapmamız gereken bundan daha fazlasıydı... Aklımız ve gönlümüz, amaç, araç, emek ve azim varsa hizmet yolunu bulabileceğimizi söylüyordu. Kültürel turlar yaptık. nakış, dikiş örgü gibi el sanatlarıyla uğraştık. Yeterli bütçe oluşturamadık. 2005 senesinin ramazan ayı iftarları için kendimize reçeller ve turşular yapmıştık. Ancak mevsim itibariyle çok değişik meyve bulamadığımız için reçellerde değişik tatlar üretmiştik. Kendimiz için yaptığımız reçelleri, tadanlar tarafından çok beğenildi. Bu arada gündeme gelen bir olay, bize masrafı çıktıktan sonra elde edileni başkalarına sunmaya sevk etti ve biz o zaman reçellerimize ''Bir çocuğa tebessüm, bir eve umut" dedik. |
|
Gündeme gelen olay neydi?
Bir iş merkezinin otoparkına bakan, geliri çok kısıtlı bir görevli, bir gün ailemizde bulunan bir arkadaşımıza çok yakın bir komşusunun aylardır elektriği ve suyunun kesik olduğunu ve erzakının olmadığını belirtti. Komşularının yıkanma, çamaşır yıkama, aş paylaşımı gibi ihtiyaçları için birkaç aile olarak yardım ettiklerini, ancak altı aylık kira borcundan dolayı ailenin evden atılmak üzere olduğunu söyledi. Duyduklarımız bütçemizi aşmasına rağmen vicdanımızı dinleyerek o aileyle görüştük. Okula giden üç çocuklarıyla oyun çağında olan bir kızları vardı. Baba, bel fıtığı, gözde görme kaybı, anne aşırı astmabroncial rahatsızlığından dolayı çalışamayacak durumdaydılar. Aynı dönemde ortaya çıkan reçel ve turşu talebini bu aileye yönlendirebileceğimizi belki bu şekilde uzun süreli bir yardımda bulunabileceğimizi keşfettik. İlk etapta birikmiş tüm borçlarını ödedik Çocukların tüm okul ihtiyaçlarını yüklenirken, ailenin erzak, kömür, kira ve günlük ihtiyaç masraflarını yüklendik. Ürettiklerimize talep artarken hizmete ihtiyacı olanlar da aynı zamanda artmaya başladı. |
 |
Şimdi ne yapıyoruz?
Şu an 34 çocukta tebessüm olurken, 10 ailenin kira, erzak ve kömürünü üstleniyor, bunların dışında da tutabileceğimiz elleri tutmaya, bize inanan ve ürünlerimizi beğenenler ile umut bekleyenler arasında köprü olmaya çalışıyoruz. Kim bilebilirdi ki bir komşu için yapılan bu çağrı bir sürü insanın ve bizim hayatımızı değiştirecek? Aynı Richard Bach'ın ''BİR" kitabında yazdığı gibi farkına varmasak da insanlığa yazılan mükemmel bir kader belki de insanları birbirine bağlıyordu... | |
| Faaliyetlerimiz veya aktivitelerimiz hakkında daha çok bilgi almak isterseniz bize aşağıdaki irtibat bilgilerimizden ulaşabilirsiniz. |
| Adres |
: |
Aylin Kültür ve Sanat Evi Şakacı Sok. Beyazsaray Apt. No:90 Kazasker / Erenköy / İstanbul |
| Telefon |
: |
0216 384 71 50 |
| Fax |
: |
0216 384 50 59 |
| E-mail |
: |
bilgi@recelanneler.net veya recelanneler@ttnet.tr |
| İnternet Adresi |
: |
www.recelanneler.net |
| |
4/5/2007 -Kategori: Yemek
Bugün Ablamın doğum günüydü. Ona bu pastayı ve artan krem şanti ile meyva salatası yaptım. Güzeldi. sadece ikimizin kutladığı sade bir kutlama
pastaya gelince Sofra dergisinden aldığım tarif sizlerle de paylaşmak isterim.
Kolay Pasta:
Malzemeler:
1 Kg süt
1 paket margarin
1 çay bardağı un
2 çay bardağı toz şekeri
3 çorba kaşığı kakao
vanilya
2 paket petit beure biskuite
bir çay bardağı kuru kayısı/ incir rendesi
Fındık yada ceviz
Üzeri için
1 paket krem şanti
1 bardak süt
çilek yada sevdiğiniz meyvalar
ceviz/ şam fıstığı rendesi
Hazırlanışı:
1 Paket margarin/ tereyağı tencereye alınır, eridikten sonra un konur -un kuruyken vanilyası katılıp karıştırılır- ve pembeleşene dek sürekli karıştırılır. un pembeleşince toz şekeri katılır. Toz şekeriyle diğer malzemeler özleşip rengi dönene dek karıştırılır. Karışımın rengi altın sarısı olduğunda sütün tamamı dökülür, karıştırmaya devam edilir. bu arada kakao eklenir. Karışım koyulaşıp köpükler göbek atmaya başladığında kapatılır.
Bu arada iki paket bisküit bir kapta kırılır. Kolaylık olması için rondo da toz haline getirmenizi tavsiye ederim. yada blendırla püre haline getirilmeli. Bisküit katılmış karışım özleşip puding kıvamına geldiğinde ıslatılmış kare yada yuvarlak kalıba dökülür. Ilınır ılınmaz buzdolabına konur. Hatta derin dondurucuda çok kısa bekletilirse sertleşip koyulaşması daha kolay olur.
Üzerinin süslenmesi
Tamamen soğuyup, katılaşan pastanın üzerini süslemek için bir paket krem şantiyi bir su bardağı sütkatılarak mikserle çırpılır. Katılaşan pastanın üzerine istenilen şekilde yanlarınıda katarak sıvanır. Üzerine istediğiniz meyva, şam fıstığı ve fındıkla süslenir. Krem şantinin içine işlemesi için yine bir süre daha buzdolabında saklanmalıdır.
Afiyet Olsun
Meyva Salatası:
Çilek/ Portakal, kivi, elma ve evde olan istediğiniz meyvalar.
sayısı ve çeşidi size bağlıdır.
Meyvalar küçük zar şeklinde doğranır. Meyva suyula ıslatılır. Krem şanti katılır. Hepsi karıştırılır, buzluğa konur.
Afiyet Olsun
Günleriniz Doğum Günü Mutluluğunda, Ağız tadınız Doğum günü Pastası tadında Geçsin Daima
Güzel Günlere
23/3/2007 -Kategori: Yemek
Patatesin faydaları çok
29 Kasım 2006 Çarşamba 09:43
Ahlat Ziraat Odası (AHZO) Başkanlığı gıda mühendislerinden Duygu Alpaslan, patatesin kabuğunu soymak yerine özel bıçak ile kazımanın daha yararlı olacağının belirtti. Kabukları soyularak pişirilen patatesin yüzde 25 oranında C vitaminin kaybettiğini anlatan Alpaslan, şöyle konuştu:
"Bu nedenle patatesleri kabuğu ile tüm olarak fırında, buharda ya da az suda pişirilmesi daha uygun olur. Patates önemli nişasta kaynağı olmakla birlikte, yüksek oranda protein bulunmaktadır. Patates proteinin içerdiği amino asitler beslenme açısından son derece önemlidir. Bu amino asitlerin hemen hepsi bebek beslenmesi ve tedavide ilaç niteliğindeki maddelerdir. Patateste bulunan proteininin faydalanma değeri ise yüzde 71 oranındadır. Çok miktarda tüketildiğinde günlük C vitamini ihtiyacını karşılaması bakımından önem taşır. Patates, içinde barındırdığı karbonhidrat, B ve C vitaminleri, protein, kalsiyum, demir ve potasyumla besin değeri hayli yüksek bir sebzedir. Turunçgillerden sonra en çok vitamin içeren besin olma özelliğine sahiptir. Patatesin yüzde 20'si karbonhidrattır. Kolesterol içermez, kalori değeri de oldukça düşüktür. 100 gram patates 40 kalori içerir."