1 yıl Oldu.. Hala yastayım....
2/2/2008 -Kategori: Ask
Çok üzgünüm kaybımızdan 1,5 ay sonra İnternette tesadüfen öğrenmiştim. Benim için en kara gündü, en çok ağladığım, kendimi kaybettiğim gündü.
Olamaz, o daha çok genç, gidemez, gitmemeli... Dilimden düşen sözcükler bunlardı. ama çare yok..
"Olanla ölene çare yok" Çok doğru.
Ben o anda yanında olmayı onu kurtaracak dil altı hapını vermeyi hiçbir şey yoksa bir bardak yada bir kaçdamla suyu ona ulaştırmayı ne kadar çok isterdim. Belki yanında olabilseydim hala yaşıyor oluırdu.
Bu düşünceler kimbilir Onu seven kaç İnsan ın aklına gelmiştir.
Ama Keşkeler ve belkiler Olana, Ölene çare olamıyor.
Çiftliğinde yaşıyorken benden çok uzak derdim. O güzel gözlerine bir kez daha bakabilmek, o güzel sesini bir kez daha duyabilmek için neler vermezdim bende Onu seven Onca yakını gibi.
O haberi okuduğum 14/03/2007 tarihinden sonra tek yapabildiğim Onu evime çok yakın olan Son İstirahatgahında ziyaret edebilmek. Gül, karanfil yada çiçeklerle bezemek ve yüzünü göremesemde orada olduğunu bilip, hissedebilmek.
Bu yaptıklarım beni çok rahatlatıyor. Ağlayarak girdiğim mekandan içim hafiflemiş, serinlemiş olarak çıkıyorum.
Keşke yaşıyor olsa, keşke beni yaptıklarım yüzünden yada onu görmek istediğim için yeniden azarlasa.. Ama bu dünyada olsa.
Ama o göklerde, O şimdi yakınımızda, o sevdiklerinin biraz daha yakınında.
Biliyorum, hissediyorum.
Allah Mekanını Cennet etsin, Toprağı bol olsun. Yaptığı iyilikler dua olarak Ona, ruhuna insin..
Seni Çok Özledim ALFREDO ve Daima ÖZLEYECEĞİM....
U N U T U L M A Y A C A K S I N...................
Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Birazda Aşk Meşk Magazin..
3/5/2007 -Kategori: Ask
Yozlaşan
aşklar |
|
|
|
Yıl: 1965 "Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir
edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet
sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm
vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz
hayrolsun' dedim.."
Yıl: 1975
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma karar
veremedim,heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi
oldum,yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim,
kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim.." "Karşıma âniden çıkınca
fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan ayaklarım
titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonrakendime gelir gibi oldum, nitekim
yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden
emin bir sesle 'hayırlı akşamlar' dedim.."
Yıl: 1995
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Fenâ hâlde kal geldi
yâni..Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır
dedim..Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm' dedim.."
"Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum bu iş bizi bozar
dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon muyum ki ben,baktım
ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. 'Hav ar yu yavrum?'"
Yıl: 2026
"Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. Off, ay dont nov
âbi yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita.. 'Hay beybi..'" |
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kadınlara Tavsiyeymiş bunlar
28/3/2007 -Kategori: Ask
. Asla gerçekten düsündügün seyi söyleme. Asla!
2. Her zaman anlasilmaz ol.
3. Aylar evvel tartisilmis bir konuyu gündeme getir, hir çikar. Yillar
evvelki bir olayi gündeme getirerek devam et.
4. Erkegin her sey için özür dilemesini sagla.
5. Agla ve "Hep senin yüzünden" de.
6 Adamin çantasina, elbisesinin cebine, arabasinin torpido gözüne
üzerinde "Seni seviyorum" yazan notlar birak.
7. Erkegin gözlerinin içine bak sonra bir kahkaha at, adam ne oldugunu
anlayamasin, bir kahkaha daha at.
8. Agla.
9. Adam "Güzel gözlerin var" dediginde "O kadar mi" diye sor.
10.Her yere ve her seye geç kal. Adam gecikecek olursa bas bas bagir.
11. Regl döneminin cinayeti affettici unsur olabilecegini anlat.
12. "Bilmem anlatabiliyor muyum" de adamin gözlerine bak, sonra adamin
soyleyecegi her seye "Anlamamissin" cevabini ver.
13. Babanin silah koleksiyonundan, abinin kara kusak karateci
oldugundan bahset.
14. Ailedeki herkes bana "Prenses" der diye anlat.
15. Eski erkek arkadasinin göbegi olmadigini her firsatta söyle.
16. Tuvalete gruplar halinde git. Asla yalniz basina birsey yapma.
17. Bagimsizlik bir zaafiyet isaretidir, anne baba evinde oturmaya
devam et.
18. Agla.
19. "Bil bakalim canim ne istiyor" diye sor, bilemediginde azarla.
20. Herseyi dakikasi dakikasina planla, sonra asla o plana uyma.
21. Kiz arkadaslarini eve cagir balkonda avaz avaz "Kapi açik, arkani
dön ve çik" diye sarki söyle.
22. Adamin konusmasini "E leri açik söyleme" diye kes.
23. "Kilo mu aldim" diye sor, cevabi beklemeden tereyagli ekmegi
yemeye basla.
24. Agla.
25. Fikralarin sonunu unut.
26. Sadece arkadas grubundaki erkeklere merhaba de ve onlari
birbirlerine düsür.
27. Adamin giyimine sürekli karis, üç dakikada bir "Dik yürü" diye
uyar.
28. "Neyin var senin" sorusuna "Madem anlamiyorsun ben de
soylemiyorum" cevabini ver.
29. Adamla ilgileniyor gibi görün, o sana ilgi duydugu anda azarla.
30. Bes saniyelik bir sessizlik oldugu anda "Ne düsünüyorsun" diye
sor.
31. Saçlarinin uçlarini düzelttirdiginde, adam farketmezse bütün gece
somurt.
32. Insanlarin sürekli kafasini karistir.
33. "Meclis'te kadin kotasi" fikrini aç, bütün gece bu konuyu anlat,
baska konuya geçmek isteyenleri "Maço" ilan et.
34. Agla.
35. Kizarmis patatesleri erkegin tabagina koy, bunun bir sevgi
gosterisi oldugunu söyle, sonra "Sen biraz kilo aldin" de.
36. Tuzluga bak ve adama "Bu tuzluk sana neyi hatirlatiyor" diye sor.
Adam bilemediginde "Daha dogru dürüst tanismiyorduk bile... Ben senden tuz istemistim, tuzlugu verdiginde küçük parmagin küçük parmagima degmisti" diye anlat ve "Aramizdaki elektrik bitti" de, tuvalete git. Döndügünde masada sampanya yoksa olay çikar.
37. Kulaginda kac delik oldugunu sor, bilemezse eski sevgilinin
bunlarin hepsini bildigini anlat.
38. Gece klübünde kapidaki korumalarla tartis, sonra yanindaki erkege
"Bir sey yapsana" de ve bekle.
39. Agla.
40. Bu listeyi adama oku, dudaklarinda bir gülümseme baslangici oldugu
an olay cikart!

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Modern kadının ayıpları...
22/3/2007 -Kategori: Ask
“Eskiden ne güzeldi değil mi. Kendimizi kandırabiliyor, başkalarına kanabiliyorduk.”
- Nasıl yani?
- Yani bir erkek, “bana gidelim, şarap içer konuşuruz” dediği zaman gerçekten de öyle olacağını zannederdik. Ya da kendimizi kandırırdık.
- Eee?
- Ne ee’leyip duruyorsun? En azından bir hareket vardı. “Öyle yaptı, böyle dedi” diye oyalanıyorduk.
- Hı-ı?
- Hı’sı bu işte. Şimdi ne yapıyoruz?
- Ne yapıyoruz Ayla?
- Adam daha, “akşam ne yapıyorsun?” derken, “işim var” deyip kestirip atıyoruz.
- Doğru söylüyorsun. Ama dikkat edersen kestirip atmayacağımız birine de rastlamıyoruz.
- İşte ben de bunu söylüyorum sana. Eskiden adamdan hoşlanmasak da “hayır” demeye utanırdık. Ayıptı sanki...
Ayıptı sanki...
Eskiden...
Eskiden dediği 30’lu yaşlar...
“ŞARAP İÇER SONRA DA...”
Aynen söylediği gibi; o yaşlarda genç adam, “Şarap içip konuşalım biraz” dediği zaman genç kadın buna inanır.
Hele biraz da hoşlanıyorsa...
Öyle çok değil, birazcık bile beğeniyorsa, “tamam” der.
Bu “Tamam” iki taraf için de farklı anlamlar taşır.
Erkek tarafı için, “Evet oğlum, kuş kafese girdi. Aklını kullan, yanlış bir hareketle kızı kaçırma. Yavaş yavaş yaklaş” demektir.
Kadın tarafı için de... “Ayy... Ne güzel... Benimle konuşmak istiyor” dur.
Sonuç mu?
Anlatacağım...
Adam “benim eve gidelim” dedi ya, kadın orada biraz huzursuz olur.
Ama belli etmez.
Çünkü ayıptır sanki...
Yani, “hayır senin evine gelmem, tehlikeli olur” demek, “ben senin bildiğin kızlardan değilim” efekti yaratacaktır.
Ne o öyle? Aptal kadınlar gibi...
“Gelemeem... Bir şey yaparsın sonraaa...” mı diyeceksin?
Şehirli bir kız olarak o eve gidip gayet normalmiş gibi davranman gerekir.
“Erkek arkadaşın evine gitmekte ne var ki” havalarında...
Gitmek değil, gitmemek ayıptır adeta...
ÖNCE KOLUNU OMUZUNA ATAR
Sonra... Gidince yani...
Evet, konuşursunuz biraz.
Biraz ama... Derken genç adam ne yapıp edip yanınıza oturur.
Vee... Önce çaktırmadan kolunu omzunuza atar falan...
Orada da “dur” demek de, ayıptır sanki... Ne o öyle?
Böyle böyle, gerçekten istemediğiniz noktaya kadar gelinir. Artık ondan sonrası sizin “ayıp sanki” sınırınızın boyutuna göre değişir. Ama böyledir işte... Modern kadının kendine göre, biraz da nasıl ayarlayacağını bilmediği ayıpları vardır.
“Yaa adama o kadar kur yaptım, şimdi hayır demek ayıp olur sanki” tadında...
Buna benzer bir sürü durum yaşarlar. “Hayır” ın ayıp olacağını sandıkları durumlar.
Halbuki ne gerek var değil mi? Başından bilsek... Hani erkek geyikleri vardır ya...
“Abi, ne diye lafı dolandırıyoruz ki, kıza direkt soracaksın, ’sevişecek misin, sevişmeyecek misin?’diye...” (Aslında başka bir fiil kullanırlar da...)
Sonra da bu fikirlerine kahkahalarla gülerler... Onlara bile komik gelir bu fikir. Sonra öteki lafa karışır:
“Oğlum, yazılmış bunlar... Kızın seninle sevişip sevişmeyeceği... İyi mi, kötü mü olacağı... Hepsi yazılmış zaten. Ne merak ediyon ki?”
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çiçek ve Suyun Aşkı
21/3/2007 -Kategori: Ask

ÇİÇEK VE SUYUN HİKAYESİ
Günün birinde bir çiçekle su karsılaşır ve arkadaş olurlar,ilk önceleri arkadaşlık olarak devam eder bu durum . tabi ki zaman lazımdır birbirini tanımak için, gel zaman git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki suya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek etrafa kokular saçar sırf senin hatırın için ey su diye.
Öyle zaman gel,r ki artık su da içinde çiçeğe karsı bir şeyler hissetmeye baslar, zanneder ki çiçeğe aşık oldum ama su da ilk defa aşık oluyordur. Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek acaba su beni sevmiyor mu diye düşünmeye başlar.Çünkü su pek ilgilenmez çiçekle halbuki çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
Çiçek suya seni seviyorum der,su ben de seni seviyorum der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine suya seni seviyorum der, su sabırla bende der, çiçek sabırlıdır bekler bekler bekler. Artık öyle bır duruma gelir ki , çiçek koku saçamaz artık etrafa, ve son kez suya seni seviyorum der, su da ona söyledim ya ben de seni seviyorum der.
Ve gün gelir çiçek yataklara düşer,hastalanmıştır. Çiçek artık , rengi solmuş çehresi sararmıştır, çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek, suda basında bekler çiçeğin yardımcı olmak için dostuna, bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla basını döndürerek çiçek, suya der ki "seni ben gerçekten seviyorum" çok hüzünlenir su bu durum karsısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye, doktor gelir ve muayene eder çiçeği.
Muayeneden sonra söyle der doktor "hastanın durumu ümitsiz artık elimizden bir şey gelmez "su merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye, ve sorar doktora hastalığı nedir diye, doktor yukarıdan aşağıya bir bakar suya ve der ki" çiçeğin bir hastalığı yok dostum, bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için der" ve anlar ki su artık, sevgiliye sadece seni seviyorum yetmemektedir.
